image
image

Sevgiyi Alabilme ve Verebilme Kapasitemiz

image

Sevgiyi Alabilme ve Verebilme Kapasitemiz

Sevgiyi Alabilme ve Verebilme Kapasitemiz

"Sevmek bir eylemdir, edilgen bir duygu değil. Bir şeyin “içinde olmaktır” bir şeye “kapılmak” değil. En genel biçimiyle sevmenin etkin yapısı, sevmenin almak değil öncelikle vermek olduğu biçiminde tanımlanabilir.“ Erich Fromm (Sevme Sanatı) adlı kitabından…
Psikoterapist – Psikiyatrist İrvin Yalom ise; İnsanların birbirleriyle kurdukları ilişkilerin çok kez yalnızlıklarını ve sınırlarını yumuşatmak için kullanıldığını ifade etmiş. Bir başkasıyla birleşerek kendi benliğini yok etmeye çalıştıklarını ileri sürmüş.
Gary Chapman’a göre Sevgiyi göstermek için 5 enstürman kullanıyoruz.
Sevdiklerimizin yaptığı güzel davranışları ONAYlıyoruz,
Mutlu edecek ARMAĞANLAR alıyoruz,
Birlikte yapmaktan hoşlandığımız ortak zevklerimizle NİTELİKLİ BİRLİKTELİK yaşıyoruz,
Sevdiği bir yemeği yapıp özenle bir kahve ikram ederek HİZMET DAVRANIŞLARI sergiliyoruz,
Sarılarak, dokunarak BEDENSEL TEMAS ederek sevgimizin sıcaklığını aktarmaya çalışıyoruz.
Peki sevildiğimi hissedemiyorum, sevgimi göstermeyi bilmiyorum sözcüklerinin nedenleri neler olabilir?
1. Hiçbir şeyi sevecek nitelikte göremeyen mükemmeliyetçi yanımız…
2. Kusura ve eksiklere odaklanan, güzel yanları göremeyen eleştirel yanımız..
3. ⁠Sevdiğimiz zaman aşırı sorumlu hisseden bu nedenle aşırı koruma ile işgal ederek sevdiğimize alan açmayan yanımız..
4.Bu kadar sorumluluk fazla hayır dersem sevdiklerimi kaybederim istediklerini yaptıkça da kendime alan bulamıyorum yutulmuş hissediyorum en iyisi kaçınarak uzak durayım diyen ve ihmal eden yanımız..
5. ⁠Sevdiğimiz için kaygılanan ve aşırı endişelenen yanımız..
6. Sevgimizi koşula başlayan sadece bu koşullar sağlanıyorsa sevebilen yanımız…
7. ⁠Zihnimizde sevdiğimiz için kalıplar oluşturan ve bunu kontrol ederek beklentimiz dışına çıkınca sevemeyen ve öfkelenen yanımız….
8. ⁠Geçmişin koşullanmasında kalan, nasıl sevmeye veya sevilmeye alıştı isek ona ihtiyaç duyan ve Onun dışına çıkınca sevildiğini hissedemeyen yanımız….
9.Sevgiye ve ilişkiye emek vermeden hep sevileceğini sanan ve böylece sevginin zaman aşımına uğrayarak değersizleşmesine sebep olan yanımız.....


Bu durumların panzehiri nelerdir? Ruha iyi gelen sevgi için neler yapabiliriz?
1.Kabul; Her hali ile sevginin devamlılığına duyulan güven anlamına gelmektedir. Değişimin ve kusurun yaratılışın bir tabiatı olduğunu her insanın iyi yanlarının da kötü yanlarının da olduğunu kabul edebilmek
2.Anda olmak: İlişkiyi geçmişin hesaplaşmaları, geleceğin kaygılarının savurmalarından kurtararak, içinden geçilen deneyime odaklanarak yaşamak,
3.İlişkide Kalmak: Olumlu deneyimlerin içinden geçerken birliktelikten keyif, zevk almak, olumsuz deneyimlerin içinden geçerken acıyı paylaşmak, iyilik haline destek olmak, yardımlaşmak,
4.Şefkat: Sevdiğimizin acısına karşı duyulan endişe hissi ve yardım etme çabasında bulunmak, Şefkat içinde ilgiyi, desteği, kabul ve sorumluluğu da barındırır.
Bunları yapacak enerjiyi ve iç genişliğini bulamıyorsak ve Sevemiyor isek ne yapalım?
Herkes tarafından sevilebilme, becerikli olabilme, mükemmel olabilme koşulu ile kendimizi sevmeyi bırakalım.
O bizi seveceğiz biz onu seveceğiz ihtiyacımızı karşılayacağız fikrini bir kenar da unutup, kendimize şefkat, kabul ve özen gösterelim. Sonra bunu başkasına da gösterebilelim. Çünkü hiç kimse kendine vermediğini başkasına veremez, kendinde olmayanı onda gördüğünde ise kabullenemez. O hakkı onun elde etmesine katlanamaz.
İrvin Yalom; “Başkasına yönelik ilgimiz eğer bencillik taşımadan ötekinin varlığına gerçek bir saygı temeline dayanıyorsa ve ötekinin gelişimi ile yakından ilgilenmeyi içeriyorsa sahici bir sevgiden söz edebiliriz.” diye ifade etmektedir.
Bu buluşmamızı
Al yazmalı filmi nin repliği ile bitirelim.
Sevgi ne idi?
Sevgi emekti, iyilikti, dostluktu …